BABATAK YÖNTEMİ İLE YABANCILARA VATANDAŞLIK
(Nitelikli Dolandırıcılık)
Dolandırıcılık
Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatarak, mağdurun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına haksız bir yarar (menfaat) sağlamaktır. Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 157'ye göre basit, m. 158'e göre nitelikli halleri bulunan bu suç, kişilerin malvarlığını ve irade özgürlüğünü hedef alan, hile-aldatma-zarar üçgenine dayanan bir suç tipidir.
Nitelikli dolandırıcılık
Bir kişiyi hileli davranışlarla kandırıp, TCK 158. maddede belirtilen (dini duyguların, banka/bilişim sistemlerinin, kamu kurumlarının veya mesleki güvenin istismarı gibi) ağırlaştırıcı koşullar altında, mağdurun veya başkasının zararına haksız menfaat sağlamaktır. Basit dolandırıcılıktan farkı, suçun işleniş şeklinin daha tehlikeli olmasıdır.
Cezası: 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezası uygulanır. Özellikleri: Uzlaşmaya tabi değildir, şikayetten vazgeçme ceza davasını düşürmez
Dolandırıcılık Suçunun Unsurları ve Özellikleri:
Hileli Davranışlar: Failin, mağduru yanıltmak için yaptığı kurnazca düzenler, oyunlar veya aldatıcı hareketlerdir.
Aldatma: Hileli davranışların karşı tarafı gerçekten yanıltmış olması gerekir.
Zarar ve Haksız Menfaat: Mağdurun malvarlığında bir azalma olurken, failin haksız çıkar sağlaması gerekir
Nitelikli Dolandırıcılık (TCK 158): Dini inançların istismarı, kamu kurumlarının araç olarak kullanılması, banka/kredi kurumlarının kullanılması veya kendisini polis/savcı olarak tanıtma gibi yöntemlerle işlenen daha ağır ceza gerektiren hallerdir.
Dolandırıcılık Türleri:
Telefonda Dolandırıcılık: Kendini polis, savcı veya asker olarak tanıtıp para/altın isteme. İnternet/Banka Dolandırıcılığı: Sahte siteler veya oltalama (phishing) yöntemleriyle şifre/kart bilgisi ele geçirme. Ticari Dolandırıcılık: Mal satıyormuş gibi görünüp parayı alıp ürünü göndermeme.
Dolandırıcılık suçunun işlenmesi durumunda Türk Ceza Kanunu kapsamında hapis ve adli para cezaları öngörülmüştür
Muvazaalı satış gerçekleştirerek Türkiye’ye döviz girişi sağlamadan Türk vatandaşlığı verdikleri yönteme “Babatak” ismini verdiği ifade edilmektedir.
Usulsüz yöntemlerle Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerden kazanç elde ederek 144 milyon dolar döviz girişi zararına neden oldukları tespit edilen 105 kişi hakkında soruşturma yürütüldüğü,
İddianamede, şüphelilerin 50 bin ile 70 bin arasından değişen gayrimenkullerin değerlerini, Türk vatandaşlığı almak isteyen yabancılara 250 bin dolar veya 400 bin doların üzerinde gösterdiklerinin öğrenildiği, örgüt lideri olduğu tespit edilen Medet Anli hakkında 88 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendiği, Sürdürülen soruşturma neticesi 105 şüpheli hakkında ‘göçmen kaçakçılığı’, ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından haklarında işlem yapıldığı, Örgüt lideri olduğu öne sürülen Medet Anli’nin, ‘nitelikli dolandırıcılık’, ‘resmi belgede sahtecilik’, ‘bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlama’ ve ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’ suçlarında 22 yıl 4 ay 15 günden 88 yıl 9 aya kadar hapsi istendiği, şahsın yapılan incelemesinde 459 eyleminin bulunduğu, örgütlü yapının kurucusu ve yöneticisi olduğu öne sürülen Medet Anli’nin, soruşturma konusu olan eylemlerde kimi zaman kendi adına kayıtlı taşınmazları bizzat sattığı, kimi zaman ise vekilleri aracılığıyla satış işlemlerini gerçekleştirdiğinin belirtildiği, şirketleri adına yapılan satışlarda ise “münferiden temsile yetkili” olduğuna ilişkin kaydının bulunduğu, bu yetki belgeleriyle resmi kurumlara tek başına işlem yapma yetkisini bildirdiği, ayrıca örgüt mensuplarına vekalet vererek satış süreçlerini yönettiği öne sürülmektedir.
BABATAK YÖNETEMİNİ GELİŞTİRDİLER
İddianamede tüm eylemlere doğrudan iştirak ettiği, suçların işlenmesine elverişli bir organizasyon kurduğu ileri sürüldüğü, şüpheli ifadelerine göre işlemleri bizzat takip ettiği, yapılan satışlara ilişkin kayıtlar tutturduğu ve muvazaalı olduğu öne sürülen bazı taşınmazların ileride kendisine iade edileceğini belirterek “geri dönecek” adı altında liste oluşturduğu belirtildiği, şüphelilerin muvazaalı satış gerçekleştirerek Türkiye’ye döviz girişi sağlamadan Türk vatandaşlığı verdikleri yönteme “Babatak” ismini verdiği ifade edildi. Şüphelilerin yöntemine göre gayrimenkul alımında hayali para trafiği göstererek satış işlemi yapıldığı, bu yöntemle Türk Vatandaşlığı tescili için gerekli süre beklendikten sonra, zaten muvazaalı satılmış olan gayrimenkulü ilk sahibine veya örgüte yakın kişilere iade etmek üzere taahhüt senetleri düzenlendiği öne sürüldüğü, bu taahhüt senetleri marifetiyle kağıt üzerinde satılmış gibi gösterilen gayrimenkullerin gelecekte iadesinin garanti altına alındığı iddia edildiği, maddi ve manevi zararın olduğu,
ÇEK-YATIR YÖNTEMİ İLE VATANDAŞLIK VERDİLER
İddianamede, şüphelilere ilişkin MASAK raporu da yer aldı. rapora göre, şüphelilerin banka dekontu elde etmek için soruşturmaya konu Hayatpark Gayrimenkul Anonim Şirket hesabına Türk vatandaşlığı kazanımına uygun olduğunu belirten gayrimenkul satışı için şirkete ait paraların çek-yatır veya yatır-çek yöntemiyle banka dekontu elde etmek için yapılığı değerlendirilmektedir. Yapılan para transferi işlemlerinin açıklamalarında ise “Elden teslim aldığım altın bedeli ve hurda altın” şeklinde açıklamalar yazıldığı, para çıkışlarının suçtan elde edilen maddi kazancın yüklü miktarlarda altın alımıyla aklanmaya çalışıldığı öne sürüldüğü, değerleri 50 bin ila 70 bin arasından değişen gayrimenkulleri 250 bin doların üzerinde gösterdiği ileri sürülmektedir.
Araştırma ve kaynaklar açık kaynak internet sitelerinden yapılan incelemeler neticesinde derlenerek hazırlanmıştır. 09.03.2026